Rüzgara Göre Eğilenler

Bazı insanlar vardır; fikirleri yoktur ama rüzgar gülü gibi fırıl fırıl dönerler. Onlar pusulaya bakmaz, rüzgârın estiği tarafa dönerler. Onları dün başka bir kapının önünnde beklerken görürsün, bugün başka bir kapının önünde, aynı heyecan, aynı sadakat gösterisiyle yerlerini alırlar. Değişen ne? Ne inançları, ne duruşları, sadece çıkarlarının adresi, kıblesi olmayanın adresi olur mu?

Bir zamanlar bir ismin etrafında pervane gibi dönenler, o isim makamdan düşünce çoğu zaman hiç tanımamış gibi davranırlar. Dün göklere çıkardıkları sözleri, bugün hiç söylememiş gibi unuturlar. Ardından yeni bir isim, yeni bir makam, yeni bir fırsat belirir. Ve aynı yüzler, bu kez yeni bir hikâyenin en sadık anlatıcısı oluverir. Bu insanlar için sadakat bir değer değil, bir araçtır. Alkışları samimi değildir; çünkü alkışladıkları şey kişi değil, o kişinin sağladığı imkânlardır.

Bugün methiyeler dizdikleri isimler yarın yerini başkasına bıraktığında, aynı hızla yön değiştirirler. Ve bu döngü böyle sürüp gider. Toplumun örnek alacağı insan rüzgâra göre eğilenler değil; fırtınada bile yerinden oynamayanlardır.

Duruş, şartlara göre değişiyorsa adı duruş değildir. Belki de en çok sormamız gereken soru şudur: Biz gerçekten kimi destekliyoruz? Bir insanı mı, yoksa o insanın sağladığı menfaati mi? Cevap, sadece onları değil; bizi de anlatır.

WhatsApp