Yaklaşık 250 bin kamu çalışanını ilgilendiren toplu iş sözleşmesi dönemine bir kez daha girmiş bulunmaktayız şubat ayının ortalarında henüz medyaya haber değeri açısından düşmese de kamu çalışanlarının gözü sendikacılar ile hükümette.
Ülkemizde ki Sivil toplum örgütlerinin ekonomik gösterge adına her ay 4 kişilik bir aile’nin geçim standartlarını baz alarak açıkladıkları rakamlara göre; 2017 Şubat ayı
AÇLIK SINIRI: 1.677 TL
YOKSULLUK SINIRI: 4.589 TL olarak açıklandı.
2002 den bu tarafa AK parti iktidarı tarafından yönetilen ülkemizde ‘’15 temmuz darbe girişimini’’ saymassak siyasi ve ekonomik olarak istikrarın olmadığını söylemek ülkemiz adına biraz haksızlık olur. Siyasi olarak 15 yıldır yapılan genel ve yerel seçimlerin sonucuna baktığımızda halkımızın AK partiye olan güveninin halen devam ettiğini görmekteyiz. Ekonomik olarak ise AK parti iktidarından önce; yıllardır devletimizin başına bela olan enflasyon canavarının üstesinden gelindiği açıklanan tek rakamlı enflasyon oranların da görmekteyiz. Hal böyle olunca On beş yıldır işçi, memur, asgari üçretli ve emekliye bu oranlara göre zamlar verilerek üçret artışları sağlandı.
Bir zamanlar milyon kişilerle ifade edilen kamu çalışanı işçi sayısı Yapılan özelleştirmelerin ardından 210 binlere kadar düşmüş olsa da; imzalanacak bu TİS milyonları etkileyip emsal teşkil etmesi bakımından çok önemlidir.
İşçi sendikalarının en başta da TÜRK İŞ konfederasyonunun; bu dönem bari kamu işçisinin yüzünü güldürecek, geçmişteki kayıplarını telafi edecek, işçi kesimini bir nebze olsun ferahlatacak bir üçret artışı ile bu TİS bağıtlaması gerekmektedir. TÜİK verileri ortadadır yaptıkları bir araştırmaya göre 2002 ila 2012 yılları arası 9 yıllık AK parti iktidarı döneminde ülkemizdeki üçretli lerin reel artış oranları şu şekilde belirtilmiştir.
ORTALAMA MEMUR ÜÇRET ARTIŞ ORANI : %35.4
ASGARİ ÜÇRETLİ ÜÇRET ARTIŞ ORANI :%63.4
KAMU İŞÇİSİ ÜÇRET ARTIŞ ORANI :% 6.9
TÜİK bu ülkenin resmi istatistik kurumudur ve açıkladığı rakam gerçektir. Kamu işçisi üçret artışı karşısında sınıf da kalmış üvey evlat muamelesi görmüştür bu işin tek suçlu ise TÜRK-İŞ dahil diğer konfederasyon ve bağlı sendikalarıdır.
Her ay açıklanan yoksulluk sınırı rakamları ortada iken kamu işçisini yoksulluk sınırı altındaki bir maaşa mahkum etmek, Diğer kesimlerin üçret artışları ortada iken kamu işçisinin üçret artışlarını bu artışların çok altında tutmak, Bir kesime bir şekilde iyileştirme , yan ödeme, fazla mesai hakkı vb üçret artışları sağlanırken kamu işçisini bunlardan ayrı tutmak, Her kesime vergi düzenlemesi getirip ötv leri bile kaldırırken kamu işçisinin vergi makasını daraltıp 5. Ayda % 27 gibi bir gelir vergisi oranı ile vergilendirmek kamu işçisinin kaderi olmaktan çıkmalıdır.
TÜRK İŞ ve diğer sendikaları zor bir süreç bekliyor; 210 bin kamu işçisi gözünü açmış sendikacılarına bakıyor kamu işçisi zam oranları ne olacak diye.